yirmi beş yaşındayım, ama sadecedört yılı kayda değer.hiç ama hiçbir şeyi anlamıyorum,kelebeklerden korkuyorum.küçükken pembe angora bir yeleğim vardı,anca belime kadar inen;tecrübeye inanmam;kapalı yerlerde güvende hissetmem...
Belki de içimdeki sıkışmışlık çocukları gördüğümdeki temposuz kalp atışları anılardan öte ellerimin arasından kayıp yitirdiğim ...
Tekrar aya dön yüzünü çocuğum... Ay'ın olması gerektiği yere O Tanrılarla bile aldatmadı bizi... Bulutların karanlığından kurtulup denize gelişigüzel düşen birkaç yakomazdan başka birşey daha vardır...
ERKEK : Hiç yaşama dokundun mu...? KADIN : Hayır... ERKEK : Hiç mi...? KADIN : Hayır... ERKEK : Ama ben sana dokunmuştum...
1 Yetmiş iki gündür bir dolapta kilitliyim. Yalnızca anahtardeliğinden hava giriyor ve ölü bir ışık sızıyor içeri. Yalnızlık hiç de tanrısal değil, görkemli değil. O yalnızca...